|
Ticari Yapılar
SULUHAN:

Birçok Osmanlı şehir hanına içindeki su sisteminden dolayı hal tarafından Suluhan ismi verilmiştir. Beypazarı'nın İpek yolu üzerinde bulunması sebebiyle her 30 km de bir bulunan hanlardan
birisi de Beypazarı'nda bulunan Suluhandır.Giriş kapısı beşik tonozlu büyük bir eyvan içine alınmıştır.Beşik tonoz örtülü giriş eyvanı ve girişin sağ ve solunda kalan iki katlı odalar
dışındaki kısımlar günümüze ulaşmamıştır.Hanın diğer 3 cephesi yıkılmış bugün sadece duvarları kalmış olup bu duvarlarda değişik zamanlarda onarılmıştır.Başak yay kemerli kapı üzerinde iki
çatallı bir kılıç resmi ile satır halindeki kitabesi bulunmaktadır.Suluhanın avlusu kare formundadır.Her iki katta da odalar mevcut ve korunaklı dükkanlar vardır.1918 de kaymakam Hurşit Bey
tarafından onarıldığına dair kitabe bulunmakta, diğer kitabe ise adi taşlarla birlikte Hükümet yolu inşasında kullanılmıştır.17. yüzyılın başlarında inşaa edildiği bilinmektedir...Tarihi Çarşı
içerisinde bulunmakta ve resterasyonu devam ediyor.
TARİHİ ÇARŞI: Alaattin Sokak üzerinde, Suluhan'ın çevresinde birçok esnaf grubu bulunmakta. Bakırcılar, semerciler, demir ustaları, arastacılar,
saraçlar, dokumacılar ve telkari ustaları bu esnaf gruplarından bazılarıdır. Çarşı içerisinde inanılmaz bir dayanışma ve birliktelik vardır. Esnaf o kadar temizdir ki, Osmanlı döneminde
şeyhülislamın yani dini liderin maaşı Beypazarı'ndan toplanan vergilerden karşılanırdı. Şu an turizmin canlanmasıyla el sanatları da hakettiği değeri bulmaya başladı...
BEDESTEN ÇARŞISI: Bedesten Çarşısı Osmanlılarda çok özel bir çarşıdır. Öyledir ki bu çarşıyı dua ile açıp dua ile kapayan "yiğitbaşı" padişah
fermanı ile atanırdı. Duadan sonra yiğitbaşı halka şöyle seslenirmiş: " Ey Cemaat-ı Müslimin tavcılık yapılmayacak, kefilsiz mal satılmayacak ve mal kapatılmayacaktır." Yine bir mal kötü
çıkarsa onu dama atarlar ki diğer halk anlasın o esnafın kötü mal ürettiğini.Bu günümüzde "pabucu dama atılmak" deyimiyle yerini almıştır.
|