|
İlk Yerleşim Alanı: İnözü Vadisi
Beypazarı'nın 3500 yıllık uzun tarih serüveni İnözü Vadisi üzerindeki yüksek kayalıklardaki mağaralarda başlar. Beypazarı'nın ilk ismi olan Lagania (Kaya Doruğu Ülkesi) ismini buradaki
yüksek kayalıklardan almıştır. İlk çağlarda Hitit ve Frigyalılar tarafından yaşam alanı olarak kullanıldığı varsayılır. Mağaraların içerisindeki ahşap izleri bu mağaraların Bizanslı rahipler
tarafından manastır olarak kullanıldığı izlenimini vermektedir.
İnözü vadisi aynı zamanda Türkiye'nin 184 Önemli Doğal Kuş Alanı'ndan birisidir. 100ün üzerinde kuş türü 60ın üzerinde kelebek türünün vadi üzerinde bir arada yaşadığı Doğa Derneği
tarafından tesbit edilmiştir.
Beypazarı'nın kuzeyinde bulunan İnözü Vadisi, doğal bitki örtüsü ve kültürel kalıntıları ile oldukça zengin bir görünüme sahiptir. İki tarafı gayet dik ve balık sırtı yükselen, İnözü
Çayı'nın aşınmasıyla meydana gelen dar bir vadidir. Bu vadinin her iki tarafından üzerine çıkılması çok zor kayalıklar içine oyulmuş, batı yamaçları çok katlı görünümünde birçok mağara
mevcuttur. Vadinin dik olan doğu ve batı yamaçlarındaki mağaraların bir bölümü çok yükseklerde bulunduğundan ziyaretleri çok mümkün değildir. Bu mağaraların eski çağlarda yapıldığı ve mesken
olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Henüz arkeolojik bir araştırma yapılmayan bu mağaralar birbirinden kaya duvarlarla ayrılır ve geniş pencereleriyle vadiye açılır. Alt bölümdeki mağaraların dış yüzeyinde taştan örülmüş duvar
kalıntıları görülür. Burada öne çıkan ahşap yapıların varlığı anlaşılır. Mağaraların iç yüzeylerinde yer yer sıva izlerine rastlanmıştır. Yamaç eteklerinde olan ve görülebilen oyukların mezar
anıtı ve erken Bizans Devri'ne ait ayinlerin yapıldığı kaya kiliseleri olarak düzenlenmiş olduğu da düşünülmektedir.
2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yasası kapsamında kalan kaya mezarları ve kaya kiliseleri arkeolojik sit, vadi tabanındaki bağlık alanlar ise doğal sit olarak koruma kapsamına
alınmıştır.
|